Kategorisine Göre İnceledeğiniz Yazılar: Vücudumuzu Tanıyalım

  • Özlem Bulut

    Metabolizma Nedir? Metabolizma Hızı Değişkenleri


    Son zamanlarda özellikle kilo problemi yaşayan ve bu sorundan kurtulma çabası içinde olan kişilerin en çok duyduğu sözcük metabolizma, en çok duyduğu cümle ise kuşkusuz ki metabolizmanı hızlandırman lazımdır. Metabolizma nedir ve hızlandırmak mümkün müdür? En yalın tabiriyle metabolizma, vücudumuzun temel ihtiyaçlarını karşılamak için yaktığı enerji miktarı olarak tanımlayabiliriz. Vücudumuzun hareket halinde olmadığımız zamanlarda hatta uykuda bile çalıştığını biliyoruz. İşte tüm bu döngü içerisinde yaktığımız enerjiyi hızlı yakabiliyorsak, metabolizmamız hızlı yok daha yavaş yakıyorsak da yavaş metabolizmayı sahip insanlar olarak tanımlanıyoruz.


    [​IMG]


    Kişiden kişiye birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösteren metabolizma hızına ilişkin, metabolizma hızı yani enerji yakımı fazla olan kişiler için şanslı sıfatını kullanmak şüphesiz ki yanlış olmayacaktır. Hatta bu insanalar o kadar şanslı insanlardırlar ki kilo problemi yaşayan insanların duyduklarında ister istemez biraz kıskançlık hissetmelerini sağlayan, ne kadar yersem yiyeyim vücudum yakıyor kilo alamıyorum cümlelerini sadece onlardan duyabilirsiniz.

    Metabolizma Hızını Belirleyenler?


    Metabolizma hızı, yaşa, cinsiyete, hava şartlarına, beslenme şekline, hastalıklara ve genetik faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Her yaş grubu için metabolizma hızı farklıdır. Özellikle 15-30 yaş arası metabolizmanın en hızlı çalıştığı aralıktır. 30 yaşından sonra gittikçe düşmeye başlar. Bayanlarda istisnai durum olarak, hamilelik döneminde ve menopoza girildiği dönemde metabolizma tekrar hızlanır. Erkek ve bayanlar arasında vücudumuzun yapısı açısından farklılıklar ve erkeklerin vücudunda bulunan kas oranı fazlalığı göz önüne alındığında elbette ki erkeklerin metabolizma hızı kadınlara oranla son derece fazladır. Beslenme açısından protein ağırlıklı beslenen kişilerin daha hızlı bir metabolizmaya sahip olduğu gözlenmiştir. Ailenin geçmiş hikâyesi de metabolizma hızı üzerinde son derece etkilidir.

    Metabolizma hızının genel anlamda düşük olduğu ailelerde kilo probleminin daha çok olduğu gözlemlenmiştir. Vücudun salgıladığı hormonlara bağlı rahatsızlıklar da metabolizma hızını değiştirebilir. Tiroit bezlerinin hızlı çalışması, daha hızlı çalışan bir metabolizmayı tetikleyecektir. Son olarak da sıcaklığın yüksek olduğu bölgelerde yaşayan insanların metabolizma hızlarının, soğuk bölgelerde yaşayan insanlara oranla daha yüksek olduğu yapılan çalışmalarda gözlemlenmiştir.

    Metabolizma Nasıl Hızlandırılır?


    Kilo problemimiz varsa ve sağlıklı bir şekilde kilo vermeye karar vermişseniz, çözüm için ilk aşama buna neden olabilecek faktörleri araştırmaktan geçiyor. Kilo almış olma nedenlerinizin içinde hastalığa bağlı bir durum varsa öncelikle tedavi sürecinin başlaması gerekmekte. Ama yapılan testler sonucunda herhangi bir hastalığınızın olmadığı söylenip, metabolizma hızınızın düşük olduğu söylenirse panik yapmanıza hiç gerek yok. Düşük olan metabolizma hızını hızlandırabilmek elbette ki mümkün.

    Metabolizmamızı Hızlandırmak İçin Neler Yapmalıyız?


    Öncelikle güne nasıl başladığınızı bir kez daha gözden geçirmekte fayda var? Güne 1 bardak ılık hatta mümkünse limonlu su içerek başlamak kan dolaşımını da hızlandıracağından metabolizmanızın hızlanmasına etki edecektir. Kahvaltının gün içinde ki en önemli öğün olduğunu hepimiz biliyoruz, daha hızlı çalışan bir metabolizma içinse olmazsa olmaz altın öğün. Her sabah kahvaltınızı düzenli yapmalısınız. Gün içinde de aç kalmadan az ama sık sık yemek metabolizma hızını etkileyen önemli bir faktör. Gün içerisinde bol sıvı tüketmek de son derece önemli.

    Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu en az 2lt suyu içmeye çabalayın, üstüne de bitki çayları yağ yakımını artırıcı özelliği olan taze sıkılmış meyve sularıyla desteklemek gerekir. Az ama sık sık beslenirken yediğimiz besinlere de dikkat etmemiz, karbonhidrat ağırlıklı besinlerden kaçmak onun yerine protein ağırlıklı beslenmeye geçiş yapmalıyız. Bu sayede hem kaslarımızın beslenmesini sağlar, hem de metabolizma hızımızı hızlandırabiliriz.

    Vücudumuzda ki kas oranını arttırmalı ve daha çok hareket etmeye başlamalıyız. Lifli gıdalara hayatımızda daha çok yer açmamız gerekir, tok tutma özelliği daha fazladır ve yağ emilimini azaltarak metabolizma hızına olumlu etki eder. Dolayısıyla metabolizma hızını arttırmak için daha çok sebze ve meyve tüketmeliyiz. C vitamininin idrar söktürücü etkisinden, boşaltım sistemimizi hızlandırması için mutlaka faydalanmalı, özellikle ara öğünlerde C vitamini açısından zengin meyveleri tercih etmeliyiz.


    Hayatımızda düzenli spor kadar, vücudu şaşırtacak ara spor zamanları eklemeliyiz. Bu ara spor zamanlarında yüksek tempoda yapılacak olan yürüyüşler metabolizma hızını arttıracaktır. Yemek saatinizi erkene çekmek ve hazırladığınız yemeklerde metabolizmayı hızlandırdığı bilinen baharatları kullanmanız da metabolizmanızı hızlandırarak kilo verme sürecinde size destek olacaktır.
  • Özlem Bulut
    Yağ, kolestrol ve besinlerin taşınmasında aktif görevi olan proteinler vücut sisteminin güçlenmesi açısından hormon ve enzim üretiminin başrolündedir. Kas yapısına ve cilt yapılanmasında fazlasıyla aktif bir görev üstelinrken beslenme zincirinin en önemli halkalarından birini oluştururlar.

    Sayısal bir netlik ile 20 aminoasit bir araya geldiğinde protein'i oluşturur. Bu aminoasitlerin 8 tanesi temel gıdalardan sağlanmakta geriye kalan 12 aminoasit ise temel olmayan sınıftadır ve genel olarak vücut bu aminoasitleri kendi üretir. Neredeyse vücudun %15'lik enerji ihtiyacını karşılayan proteinler özellikle doku yenilenmesi, kas oluşumu, saç sağlığı ve lif yapılanmasında yapıcı ve koruyucu rol oynar.

    Amino asit zincirinin yoğunluğu organik bir bileşik olan proteinleri oluşturur. Özellikle bu zincire ihtiyaç duyan vücut dokuları, canlıların yaşamsal gereksinimlerinden proteinleri organlar vasıtasıyla parçalanarak aminoasit'e dönüştürürler. Farklı bünyeler, birbirlerinden farklı aminoasit ihtiyacı duyarlar ve depolananlar farklı türlerde gerektiğinde kullanılmaz üzere protein üretirler. Yaşayan organizmaların hücrelerinde bulunan proteinler besin, kolesterol ve yağların taşınmasından görevlidir. Enzim ve hormon üretiminin baş mimarlarından olan proteinler ayrıcak bağışıklık sisteminin ayakta kalmasını sağlayarlar. Kas dokusu güçlenmesi, lifler ve dokuların yenilenmesi gibi görevleri başarıyla yerine getirir ve deyim yerindeyse bu iş için biçilmiş kaftandır.

    Protein Çeşitleri


    Hayvansal Proteinler :


    Süt ve süt ürünleri, Kırmızı et çeşitleri, Beyaz et çeşitleri, yumurta gibi hayvanlardan sağlanan protein açısından oldukça zengin bu ürünler tüketilirken mutlak suretle kolestertol oranlarına dikkat edilmesi gerekir. Proteini bol hayvansal ürünlerde özellikle İşlenmiş ve sonradan içeriği değiştirilmiş olanlara kesinlikle dikkat edilmesi gerekiyor. Salam, sucuk, sosis gibi lezzetli fakat içeriğinde kolesterol ve kanserojen madde ihtiva edebilecek ürünleri minimum seviyede tüketmeliyiz.


    Bitkisel Proteinler :


    Protein bakımından hayvansal gıdalar kadar fazla miktarda olmasa da bitkisel gıdalar da protein bakımından oldukça yeterli ve zengindir. Özellikle vejetaryenlar için bitkisel ürünlerden protein ihtiyacını karşılamak ve protein açısından zengin olanları tüketmek çok önemlidir. Hayvansal gıdaları tüketmedikleri için protein zenginliğinden fayda sağlayamadıklarında bu ürünler onlar için hayat kuratıcı mahayetindedir.


    Baklagiller :


    Özellikle fasulye, nohut, barbunya, mercimek, soya fasulyesi, soya unu gibi yüksek derecede protein içeren baklagiller tercihleriniz içerisinde olamalıdırlar. Türk yemeklerinden besleyiciliği kadar vitamin ve protein açısından oldukça doyurucu olan baklagillerin damak tadımızda da ayrı bir yeri vardır.


    Tahıl Ürünleri :


    Metabolizmayı düzenleme ve yenileme evresinde, sindirim sistemini güçlendirerek sağlıklı bir şekilde işlevini görmesinde yulaf, bulgur, buğday, makarna gibi tahıllar özellikle kas ve lif yapılandırmasında sporcular için ideal besinlerdir.


    Kuruyemişler :


    Vitamin ve minareller bakımından fazlasıyla zengin olan kuruyemişler, protein bakımından da hatrı sayılır bir oranda zengindirler. Kaju, badem, fındık, Ceviz, Antep fıstığı ve özellikle ayçekirdeği gibi kuruyemiş ürünlerinden ihtiyacınız olan protein'i temin edebilirsiniz.


    Günlük Alınması Gereken Protein Miktarı


    Yapılan Bilimsel araştırmaların sonucunda kadınlar için günlük 45gram, erkekler için ise 55 gram Protein alma gerekliliği uygun görülmüştür. Genellikle bu hesaplama kişinin kilosunun 8 'de 1 'i olarak hesaplanır. Bu durumda 80 kilo olan birisi günlük 80*0.8 = 64gram olarak belirlenir. Aşırı miktarda alınan protein miktarı da vücudun kolesterol oranını gereğinden fazla arttıracağı için kesinlikle tavsiye edilmez. Böbrekleri fazlasıyla yorduğu ve karaciğerde sentezlendiği için gereğinden çok protein tüketimi böbrek hastalığı çekenler ve karaciğer hastaları için kesinlikle önerilmez. Sürekli Spor yapan kişilerin protein ihtiyaçları yapmayanlara göre kesinlikle daha fazladır.

    Özellikle rejenerasyon çalışmaları, fitness ve performans çalışmaları yapan sporcular için sürekli ve düzenli protein alımı büyük bir ihtiyaçtır. Özellikle tırnak ve saçlarda görülen sağlıksız görünüm, hissedile normalden fazla yorgunluk, kas ve lif yapılarındaki zayıflık vücuttaki protein eksikliğinin baş göstergeleridir. Özellikle bu gibi durumlarda, protein deposu olan besin zincirinden ürünleri tüketmek bu ihtiyacınızı giderecektir.
Önemli Uyarı : Site içi mesajlaşma kapsamında tüm mesajlar site botlarımız tarafından incelenmektedir. Sadece içerik paylaşım hizmeti veren diyetForum 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre yapılan tüm paylaşımlardan üyelerimiz kendi adlarına sorumludurlar. Ip Adresleri herzaman en ince ayrıntısına kadar tutulmakta ve gerektiğinde sadece TÜRKİYE CUMHURİYETİ ADALET BAKANLIĞI SAVCILIĞI ile paylaşılacaktır. DiyetForum içerikleri ile ilgili herhangi hukuksal şikayet veya hak sahibi haklarının ihlali durumunda Bu mail adresinden : bilgi@diyetforum.com iletişime geçebilir zarar gördüğünüz içeriğin kaldırılması için başvuruda bulunabilirsiniz. Tıbbi Sorumluluk Reddi ve Yasal Uyarı! DiyetForum.com sitesinin içeriği ziyaretçileri Sağlıklı Beslenme, Kilo alma, Kilo verme, Özel Diyetler ve Diyet Listeleri hakkında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sistemimizde yer alan ve paylaşılan bilgiler hiç bir zaman hastalık ve/veya diğer sorunlara yönelik teşhis ve/veya tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır, bu bilgiler bir doktor tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Sitemizde yer alan bilgilerin uygulanması sonucu doğabilecek dolaylı ya da dolaysız hukuki, ahlaki, mesleki ve sağlık sorunları sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır, bu eylemlerden site ve site sahibi sorumlu tutulamaz. Tüm ziyaretçiler sayfaya girdikleri andan itibaren bu uyarıyı okumuş ve kabul etmiş sayılırlar.